OTOBÜS FİLMİ FULL İZLE il il nufus



1987 TARİHLİ TABLO BİR 1 İHRACAAT DOLARINDAN

21/7/2008 · Kategori: clicklook


 
1987  TARİHLİ TABLO  BİR (  1  )    İHRACAAT DOLARINDAN
SAĞLANAN TOPLAM GELİR

12 06 1987 
672,7 TL
dolar kuru 1987

ihracaatta vergi iadesi
% 6.5
43.77 TL

KKDP

( KAYNAK KULLANIMI
DESTEKLEME PİRİMİ)
% 4.0
26.9 TL

kurumlar vergisi istinası
% 9.0
61.9 TL

ihracaat dövizini kullanma hakkı
% 10.0
67.3 TL

ithalatta döviz tahsisi
% 7.5
50.5 TL

NONMAL İHRACAATÇI İÇİN 1 DOLARLIK
İHRACAATTAN SAĞLANAN GELİR
%   ----
945.0 TL

BÜYÜK İHRACAATÇIYA MUNZAM VERGİ İADESİ
% 6.0
  40.6 TL

BÜYÜK İHRACAATÇININ  1  DOLARLIK
İHRACAATTAN SAĞLADIĞI GELİR
% -----
986.3 TL

BİR (  1  )    İHRACAAT DOLARINDAN
SAĞLANAN TOPLAM GELİR
1987  TARİHLİ TABLO
03  KASIM 2002  YE KADAR OLAN SÜRE

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

internette para kazanma tuzagi aman dikkat

28/6/2008 · Kategori: clicklook



açılacak  yapılacak tek kampanya

PROMOSYONA SON.

 GERÇEK

 HAKİKİ

 İNDİRİM.

 TEK FİAT ADSL

KAMU E-DEVLET SİTELERİNE ERİŞİM

İSTİSNASIZ SINIRSIZ

 ADSL ÜCRETLENDİRME DIŞI TUTULMALI


 İNTERNET BİLGİSAYAR CEB TELEFON

AYRICALIK LÜKS DEĞİLDİR.


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

MiLLi GuVENLiK SiYASET BELGESi,NE ANLAMDA TEMEL BİR METiNDiR

9/4/2008 · Kategori: clicklook



  HERŞEY TÜRKİYE İÇİN

MİLLİ GÜVENLİK SİYASET BELGESİ NE ANLAMDA "TEMEL" BİR METİNDİR?

Mustafa Erdoğan
Hacettepe Üniversitesi
mersindogan@yahoo.com



"28 Şubat Süreci" denen istisnai rejimin Türkiye'ye en büyük zararının, kimi hukuk dışı ve antidemokratik anlayış ve uygulamaların zamanla toplum tarafından kanıksanmasına ("olağanüstülüğün olağanlaşması"na) yol açma tehlikesine sahip olması olduğunu yıllar önce yazmıştım. Bu öngörüyü doğrulayan en dikkate değer olay, bizatihi 28 Şubat'ın bugün bir çok mahfilde (başta, maalesef, medya olmak üzere) tabii bir olaymış gibi algılanır hale gelmesi ve ondan eleştirel bir dille söz edenlerden kuşku duyulmasıdır. Öyle olmasaydı, 28 Şubat dönemindeki anti-demokratik ve hukuk dışı uygulamaların zararlı etkilerini kısmen de olsa giderme yönünde zaman zaman hükümet çevrelerinden ve başka yerlerden gelen girişimler söz konusu olduğunda, medya cenahından

"28 Şubat'ın rövanşını almaya çalışıyorlar"

yollu kınamalar gelir miydi?...

* * *

Çoğumuzun artık kanıksamış olduğu gerçeklerden birisi de, "milli güvenlik siyaseti"nin -yani, ülkenin bir temel "siyaseti"nin- belirlenmesinin Türkiye'de askerlerin yetkisinde sayılmasıdır.

Bu çerdevede, yine o dönemde hazırlanmış olan

"Milli Güvenlik Siyaset Belgesi"nin bugünlerde yenilenmesi söz konusu.

Konuyla ilgili haber-yorumlarda bu metnin "devletin en önemli" belgelerinden biri, hatta "gizli anayasası" olduğu belirtiliyor. İşte size istisnai olanı kanıksamanın ve onu olağan saymanın başka bir kanıtı daha!... Kürşat Bumin'in haklı olarak dikkat çektiği gibi, bu belgenin "dünyanın en tabii şeyi" gibi sunulmasından daha garip ne olabilir?... Düşününüz ki, böyle bir belgenin sadece varlığı değil, onun devletin "gizli anayasası" olarak algılanması bile yurttaşlarının büyük çoğunluğunu rahatsız etmiyor!

Şimdi soğukkanlı bir şekilde bu meseleye daha yakından bakalım.

Türkiye Cumhuriyeti'nin eğer resmi bir anayasası varsa, ve bu Anayasada devlet (özetle) "insan haklarına saygılı/dayanan demokratik bir hukuk devleti" olarak tanımlanıyor ise, muhtevasını üniformalı bürokratların belirlediği bir idari metin nasıl olur da -üstelik hükümet tarafından- "gizli anayasa" muamelesi görebilir?... Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi bir anayasası bulunduğuna göre, rejimin işleyişi bakımından böylesine önemli olan bu metin "temel" olması bakımından neyin alternatifidir?...

Bir anayasal devlette "anayasa"nın temel işlevi, kimlerin veya hangi organların, hangi usul ve şartlara göre ve nereye kadar kamu otoritesi kullanacaklarını belirlemek suretiyle devleti sınırlamaktır. Gelgelelim Türkiye'nin resmi anayasasında ne böyle bir "belge"den söz edilmektedir, ne onu birilerinin hazırlama ve onaylama yetkisine sahip olduğuna dair bir işaret vardır. Öyleyse, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi denen metin devletin "temel" bir belgesi olamayacağı gibi, bunun varlığı da anayasaya aykırıdır. Malum, Anayasa açıkça "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz" demektedir (m. 6/2)

* * *

Böyle bir belgenin varlığının "demokratik siyaset" anlayışıyla da bağdaşmayacağı açıktır.

Çünkü, demokratik bir devlette eğer herhangi bir "siyaset" söz konusuysa, orada yurttaşların veya onların demokratik temsilcilerinin iradesinin işin içinde olması gerekir. Ayrıca, eğer bu bir "siyasi" belgeyse, tanımı gereği, o kamuya açık da olmalıdır; bir demokraside kamudan gizli bir temel siyaset olamaz..

Bağlayıcı bir "temel metin" olarak bir "Milli Güvenlik Siyaset Belgesi"nin varlığı gelecekteki parlamento ve hükümetleri bağlayan esaslar getirmesi bakımdan da demokratik siyasetin doğasına aykırıdır. Bizdeki "milli güvenlik" kavramının kapsamı göz önüne alındığında, böyle bir belgenin, demokratik organların takdir yetkisine sadece dar anlamda "güvenlik siyaseti" bakımından değil, onların daha genel siyasi tercihleri bakımından da peşin kısıtlamalar getireceğini anlamak zor olmasa gerek.

Mesela bir muhafazakar hükümetin askerlerin bakış açısına göre yapılmış bir "irtica" tanımını kabul etmesinin ne ölçüde mümkün ve makul olduğunu düşünmek zorundayız.

* * *

Bu belgenin içeriği de problemlidir. Şöyle ki:

 "İrtica ve bölücülük" bu metnin ana temalarından biri olmaya devam ettiğine göre, demek ki Türkiye kendisini hala iç düşmanlarıyla tanımlamayı bir "temel" politik tercih olarak görmektedir. Başka bir anlatımla, Türkiye Cumhuriyeti için "öteki" doğrudan doğruya kendi vatandaşlarının büyükçe bir kısmıdır ve üstelik böyle olması onun bakımından "temel" önemdeki bir meseledir.

 HERŞEY TÜRKİYE İÇİN
belge'nin kapak yazısıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sedat Peker ilhan Selcuk u, oldurun dedi

9/4/2008 · Kategori: clicklook



Sedatin Yeni Provakasyonu
Sedat Peker Ilhan Selcuk´u"öldürün" dedi!
Cumhuriyet'e molotof atan kişi, İlhan Selçuk'u öldürecekmiş. Suikast cezaevinden planlanmış. İşte detaylar...

Cumhuriyet gazetesine molotofkokteylli saldırı düzenlediği gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan Bedirhan Şinal’ın polisteki ifadesi, İlhan Selçuk’a suikast planını ortaya çıkardı. Selçuk'un öldürülmesini Sedat Peker'in emrettiği iddia ediliyor.
Planın Bayrampaşa Cezaevi C-27 koğuşunda kalan cinayet zanlısı Bayram Demir ile Eyüp Ülkü Ocakları Başkanı Bora Ballı tarafından hazırlandığı iddia edildi.
Eylemi, cezaevinde bulunan organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in talimatıyla gerçekleştirdikleri iddia edilen Şinal şunları anlattı:

SELÇUK'U ÖLDÜR
- Bayrampaşa’da, bana ve anneanneme yardım eden, 10 yaşından beri tanıdığım, çete suçundan cezaevine düşen Eyüp Ülkü Ocakları Başkanı Bora Ballı, Seyhun Zaim ve Sinan Çetin’le yattım. Bağımsız milletvekili adayı Tuncay Şeyranlıoğlu’nu öldüren Bayram Demir, Ballı’ya, İlhan Selçuk’un vurulması eyleminden bahsetti. Bora Ağabey’e bu işi yapıp yapamayacağını teklif etti.

ANNEANNEN DAHA İYİ YAŞAR
- Bora Ağabey kabul etti, karşılığında ne alacağını sordu. O da “Güzel şeyler alacaksın. Sen de, biz de memnun olacağız” dedi. Akşam Ballı ile yalnız konuşurken “Bak Bedirhan, Selçuk istediği adamı getirir, istediğini götürür. Derin devlet ilişkisi var. Güçlü biri. Bu kadar büyük... Bu işi yaparsak senin de hayatın değişir. Anneannen daha iyi yaşar, ona para göndeririz” dedi.

20 BİN YTL ALACAKTI

- Bayram Demir, Bora Ağabey’e paranın nereden, ne şekilde alınacağını söyleyecekti. Bora Ağabey de bana cezaevinden parayı kimden ve nasıl alacağımı. 20 bin YTL alacaktım. Para anneanneme gelecekti. Ben cezaevine girdikten sonra anneanneme para vermeye devam edeceklerdi. Bana avukat tutup cezaevinde de bakacaklardı.

ÖLDÜRMEYİ UNUTMUŞ

- Cezaevindeki İlhan Selçuk konusu tamamen aklımdan çıkmıştı. Sonra televizyonlarda Selçuk’un gözaltına alındığını duydum. Anneannemin cep telefonu çaldı. Seyhun arayıp, “Oğlum, bizim sözümüz sizde geçmiyor mu? Biz sizin abiniz değil miyiz” dedi. Selçuk’un gözaltına alındığını belirterek, işimi bitirmediğim için bana kızdı. “Kolunu, bacağını kıracağım, öldüreceğim” dedi. Sonra telefonu alan Ballı, “Biz içerideyken bizi dinlemiyorsun. Bu işin dışarısı da var” dedi.
HATASINI TELAFİ ETMEK İÇİN MOLOTOF ATMIŞ

- Plana göre, Selçuk’u vuracağım silahı Ballı temin edecekti. Selçuk hakkında bilgi toplayacak durumda değildim. Oturduğu yeri ve gazeteyi, ne zaman gelip gittiğini bilmiyordum. Beni sürekli aramalarından dolayı ben de Cumhuriyet gazetesine yönelik bir eylem yapmayı düşündüm. Aklıma önce gazeteye ateş etmek geldi. Ancak, basit olur diye vazgeçtim. Sonra aklıma el bombası atmak geldi. “Bunu yaparsam ağır mı olur?” düşüncesine kapıldım. Sonra aklıma molotof atmak geldi.

ORHAN PAMUK'U DA ÖLDÜRECEKTİK

- Demir’in grubu, Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç’i vuracaklarını söylüyordu. Demir inşaat ve diğer işlerine engel oluyormuş. Ballı sürekli Orhan Pamuk’u öldüreceğimizi söylüyordu. Pamuk’un 1 milyon dolara ev aldığını söylüyordu.

ROBER HATEMO DA LİSTEDEYDİ

- Yine cezaevinde ben, Bora Ballı, Seyhun Zaim, Sinan Çetin’in olduğu ortamda, Rober Hatemo’nun İstiklal Marşı’nı bir i... gibi söylemesi nedeniyle cezalandırılmak amacıyla ayaklarına sıkılması konusu görüşüldü. Bu eylemi cezaevinden çıktıktan sonra Seyhun yapacaktı. Sponsorluğunu da Bayram üstlenecekti. Bizimle birlikte yatan İzmit çetesi diye bir grup vardı. Herkes eylemin yapılmasına destek olacaktı. Demir, eylemi yapacak kişiye 50 bin YTL vereceğini söylüyordu.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

suya sabuna dokunmayan, medyanin blog hazirlayici takimi

8/4/2008 · Kategori: clicklook



 suya sabuna dokunmayan medyanın blog hazırlayıcı takımı


  menşuur espürük cevabı: piiss herüüfffleerrr :)))))

  sansürcü blog endikatörleri
 
 dersimiz kelime avcılığı :)))))

 ava giden avlanır.

 ::))))))

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

http://blomedya.deriz.biz

HTTP://ENFLASYONCANAVAR.BLOGGUM.COM

1 CENT 1 KURUŞ

sosyalgüvenliği tam TÜRKİYE

1 DOLAR 1 TÜRK LİRASI NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN VİRGÜL GİBİ EĞİLME Nano-Quote: "Any intelligent fool can make things bigger, more complex and more violent. It takes a touch of genius-and a lot of courage-to move in the opposite direction." -Albert Einstein Nano-TERCÜMESİ: . "herhangi bir zeki enayi, daha şiddetli ve daha fazla complex, daha büyük şeyleri yapabilir". Yöne tamamlayan bir rol'de de çok cesaretle hareketi ve geniusun bir dokunmasını tutar. . Albert Einstein. "konuş TÜRKİYE ve veya İsmet Özel'i okuma klavuzu" Aşk üçgeni olmayan bir film görmedim ben. Bu üçgende x, y'ye; y, x'e; z'de x'e aşık olur genelde. Bazen, senaristler işi o kadar karıştırır ki, bazı aşklar dörtgene kadar varabilir. Hayır grup seksten bahsetmiyorum. Hatırla Sevgili'de var böyle bir aşk dörtgeni mesela. Ahmet, Mişen'e; Yasemin, Ahmet'e; Necdet, Yasemin'e; Leyla da, Ahmet'e aşık bu dizide. Sonra Ahmet Mişen'den cayıp Yasemin'e aşık oluyor. Tabii bu tür durumlarda, aşk kare olmaktan çıkıp aşk yamuğuna dönüyor iş. Senaristlerin işi çok fazla karıştırdığından şikayet etmiştim. Aslında ne kadar karışık olabilir ki, geometri; "Karenin çevresi kenarların toplamıdır" şeklinde ne de olsa formülü var, formülleri var. Ama gel gör ki, aşkın formülü yok. İki kişinin ilişkisi bile yeni bir kişilik oluştururken, yani her ilişkinin kendisine göre karekteristiği varken; ki, ben bu yüzden hiç bir, ideal ilişki vaat eden kitapları okumazken, nasıl böyle aşksal üçgenlere, dörtgenlere kadar senaryo yazıyorlar? Nerden alıyorlar bu cesareti? Arkalarında kim var? Kim varsa ben de, yaslanmak istiyorum da ben... Şaka bir yana, konumuza dönelim: "Doğrusal Aşk". Nedir doğrusal aşk? İki nokta arasındaki düz bir çizgi, doğrusal bir çizgidir. O zaman da, doğrusal aşk, iki kişi arasındaki aşktır. Ve doğru bir çizginin sonsuza kadar uzaması gibi, doğrusal bir aşk da sonsuza kadar uzanabilir. Ne kadar romantiğim? Romantikliği es geçersek, ya kardeşim! ben, x'in y'ye; z'nin, f'ye; k'nin, n'ye aşık olduğu ve her şeyin nizami bir şekilde devam ettiği, çiftlerin eşli okey oynadığı, aşk üçgenleri olmadan bir filmi ölmeden izleyemeyecek miyim? Göremezsem ben ne yapacağımı biliyorum. Elimi hiç kaldırmadan çizdiğim bu şekile, ve belirttiğim harflere birer isim verip öyle bir aşk geometrisi oluştururum ki, bir daha kimse aşk senaryosu falan yazamaz. Senaristler size sesleniyorum. KELEBEK ETKİSİ Kelebek Etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki ufak değişikliklerinin, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen isimdir. Bu kuramı ilk olarak 1963 yılında meteorolog Edward N. Lorenz adlı bir bilim insanı, bilgisayarında hava durumlarıyla ilgili hesaplar yaparken bulmuştur. Edward N. Lorenz, ilk hesaplamasında 0,506127 sayısını başlangıç verisi olarak kullanmış; ikinci hesaplamada ise, ondalıksayı temsillerindeki (binler basamağı sonrasındaki değerleri) çıkararak 0,506 sayısını kullanmıştır. İki sayı arasında sadece-ve-sadece yaklaşık 1/1000 (binde bir), yâni bir kelebeğin kanat çırpmasının yarattığı rüzgârla eşdeğerde fark olmasına rağmen, süreç içindeki ikinci hesabın, birinci hesaba karşın çok daha farklı neticeler verdiğini bulgulamıştır. Elbette ki, Lorenz'in sanal dünyasında geçerli olan kurallar Newton'un kanunlarından yola çıkarak kurulmuş deterministik kurallardır. Lorenz, ilk başta bu deterministik sistemi anlamayı başarırsa, atmosfer olaylarını da belli bir yaklaşıklıkla anlayabileceğini ve de tahmin edebileceğini düşünüyordu. Yaklaşık aynı tarihlerde Von Neumann adlı diğer bir bilim insanı da Yüksek Araştırmalar Enstitüsü'nde benzer bir düşünceyle atmosfer olaylarını anlamaya çalışıyordu. Von Neumann da, atmosferin deterministik bir modelini kurarak hava durumuna istediği gibi müdahâle etmek amacını gütmekteydi. Von Neumann'a göre hava hareketleri deterministik bir sistemdi ve yeterince güçlü bir bilgisayar ve yeterli sayıda gözlemle pekâlâ bu sorunun üstesinden gelinebilirdi. Ancak o tarihlerde bilgisayarların gücü ve kapasitesi yetersiz olduğu için Von Neumann, öncelikle daha güçlü bilgisayarlar geliştirmeye ağırlık vererek bir başka açıdan bu kurama katkıda bulunuyordu. Lorenz ise, kendi sistemini biraz daha incelediğinde sadece 3 denklemin hava olaylarını taklit etmeye yeteceğini görmüştü. Basitleştirilmiş denklemlerini daha iyi yorumlayabilmek için bir başka yöntem geliştirdi. Sonunda, normalde sayılardan oluşan çıktıyı (çizelgeyi) bir yazıcı ile görünür hâle getirmeyi başardı. Böylelikle atadığı herhangi bir parametrenin zamanla nasıl değiştiğini bir bakışta görebiliyordu. Lorenz 1961 yılında, bu ardışık dizilerden birini ayrıntılarıyla incelemeye karar verdi. Bunu görebilmek için ise tüm sistemi baştan başlatmak yerine ortalardan bir yerden başlattı. Makineye başlangıç değerlerini yükledi bir saat kadar sistemi çalışması için serbest bıraktı. Bir saat sonra çıktılara baktığında ise hiç beklemediği bir durumla karşılaşmıştı..! Sistem bir öncekinden çok daha farklı bir çıkış üretmişti! Bu duruma oldukça şaşıran Lorenz, ilk başta bilgisayarındaki vakum tüplerinden birinin yandığını düşünmüş, ancak teknik bir aksama olmadığını görünce, kısa bir süre sonra şok edici gerçeği fark etmişti. "Kelebek Etkisi" ya da Başlangıç koşullarına hassas bağımlılık. Lorenz, altı haneli kesirli bir sayı olan başlangıç değerini (0,506127) değil de, sadece üç basamak olarak (0,506) girmiş ve doğal olarak, binde birlik bir farkın sistemi o kadar da etkileyemeyeceğini düşünmüştü. Aslında bu varsayım akla uygundu, çünkü geleneksel (Deterministik) fizikte, girişteki ufak değişimlerin çıkışta da ufak değişimlere yol açacağı düşünülmekteydi. Kural olarak, neredeyse doğru bir girişe karşın, yine neredeyse doğru bir çıkış elde edilmeliydi. Oysa Lorenz'in sistemindeki simülasyona göre hava akımlarındaki bu önemsiz değişiklikler çok büyük doğal felâketlere dönüşebilmekteydi. Lorenz, Kelebek Etkisi adını verdiği bu durumu, sonunda doğru analiz ederek meteorolojik olayların tahmin edilemeyecek kadar karmaşık olduğunu betimleyen bir makale yazdı. Doğal olarak, Von Neumann bu görüşe karşı çıktı. Ancak, onun çalışmalarıyla hayat bulan bilgisayarlar ve yazılım teknolojisi ilerledikçe, tüm veriler ve bulgular, bir kez daha Lorenz'in haklılığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyordu. Bu süre içinde, Kelebek Etkisi'ne teknik bir isim de verilmişti: Başlangıç koşullarına hassas bağımlılık. Lorenz'in 1963'de yayınlanan orijinal araştırmasında; ilk başlarda, bir martının kanadını çırpmasının hava durumunu sonsuza dek değiştireceğinden bahsedilmekteydi. Daha sonra verdiği konferanslarda ise Lorenz, martıyı daha romantik olan kelebek imgesiyle değiştirdi. Çünkü, aşağıdaki resim, Lorenz Differensiyal Denklemleri'nin AB-3 metodu kullanarak simule edildikten sonra, x ve z eksenlerinin birbirine karşı çizilmesi sonucunda elde edilmiştir. Doğal olarak bu sonuç çizelgesi, birçok kişi tarafından bir kelebeğe benzetilmekteydi. Bu nedenle bu kuramın adı, yaygın kullanımıyla "Kelebek Etkisi" adıyla bilim çevrelerinde de kabul gördü. ADMİNİSTÖR, MODERATÖR, EDİTÖR STATÜKOSU !!! MEDYANIN İNTERNETTE YAPILANMA PROJESİ 100 ADMİN HUSÛSİ-YETİ ! 1-)Admin ezeli ve ebedidir.! 2-)Admin her zaman her kosulda haklidir.! 3-)Admin söyledigi sözün arkasindadir 4-)Admin kâti ve disiplinlidir. 5-)Admin digerlerinden farklidir öyle olmak zorundadir. 6-)Admin OnuR u ilkeleri ve karizmasi için yasar 7-)Herkes admine karsida olsa o bildigini yapar.! 8-)Admin yalan sölemez sölemisse mutlaka bir bildigi vardir veya yanlis anlasilmistir.! 9-)Admin haksizlik yapmaz yapsada herkese yapmistir. 10-)Admin çok iyi çok tatli bir insan degildir. 11-)Admin polistir hirsizlar oldukça ortaya çikar. 12-)Adminin amaci hapse atmak degil; disarda olanlari korumaktir. 13-)Admin sivilken en sevdigi arkadasi olan birine,gerçekten haketmiyorsa görevdeyken ona yetki vermez. 14-)Admin haksiz oldugunu anlasada bunu kabul etmez 15-)Kabul etse bile bunu dogrudan söylemez. 16-)Admin rezil olmaz.Bir sekilde olayi çevirir. 17-)Adminin dedigi dediktir asla kararindan asla dönmez. 18)Adminin cevaplayamacagi soru olmaz. 19)Bilmedigi bir soru varsa bos birakmaz.Bir sekilde yanitlar. 20-)Admin her durumda lafi çok iyi çeviren lehine döndüren kisidir. 21-)Admin çok konusmaz. 22-)Admin lüzümsüz muhabbetler içine girmez 23-)Admin karizma sahibidir bunu korumalidir. 24-)Admin kisa ve net konusur 25-)Admin kurallar dahilindede olsa kendine laf söyletmez 26-)Admin kurallari kendine göre degistirir. 27-)Adminin bulundugu yerde kanun o dur. 28-)Admin baska bir yere normal kullanici olarak gitmez. 29-)Admin ona ihtiyaç duyuldugu için vardir. 30-)Admin bir samuray gibi onuru için ve bir asker gibi baskalari için yasar. 31-)Admin için zaman ve yer kavrami yoktur. 32-)Admin kendi karizmasina yakismaycak basliklar açmaz 33-)Admin sirnasmaz gayri ciddi eylemler yapmaz. 34-)Admin kim olursa olsun herkesi kullanici olarak görür 35-)Admin baskalari bir sey istedi diye bir sey yapmaz kendisi istedigi için yapar. 36-)Admin asla görevini birakmaz.Mücadelesini sürdürür. 37-)Admin resmi ve diplomatik bir dil kullanir... 38-)Admin asik olmayan asik olunan adamdir. 39-)Admin gizlidir saklidir içini kimse bilmez. 40-)Admin disariya kendini anlatmaz. 41-)Gücü otoriteyi simgeledigi için Adminin rengi siyahtir. 42-)Admin alay konusu olamaz.Gülünür ve dalgaya alinirsa admin yaptirim uygular. 43-)Admin dün kabul etmedigi bir seyi bugün etmisse o simdi uygun oldugu içindir. 44-)Admin gerekirse herkesin önünde kullaniciyi azarlar. 45-)Admin geldiginde herkes hazir ol vaziyetinde olmalidir 46-)Admin karsisinda laubali olunmaz bacak bacak üstüne atilmaz sakiz çignenmez. 47-)Adminin resmi,fotografi yoktur o gizlidir. 48-)Admine özel soru sorulmaz 49-)Admin magazinden nefret eden adamdir 50-)Admin güç sahibidir.bunu uygulamaktan çekinmez. 51-)Admin gerekirse pire için yorgan yakar herkesi bir kisi için karsisina alir. 52-)Admin tartismalarda her zaman üstündür.Ezilir veya sikisirsa yetkisini kullanir 53-)Admin gizli olarak siteye gelmez.Aleni olarak gelir; herkes onu görür. 54-)Admin varken onun adina kimse konusamaz. 55-)Admin kardesini arkadasini kayirmaz 56-)Admin hiç bilmesede bir bilene danismaz. 57-)Admin kullanicidan yardim istemez.Soru sormaz. 58-)Admin rica etmez emreder. 59-)Admini harbi insandir dogrudan dobra dobra konusur. 60-)Admin yetenekleri olanlarin oldugu bir görevdir yetenek yoksa asla olunmaz. 61-)Adminler özel insanlardir herkes admin olamaz 62-)Gerçek bir admin yetki tutkunu insandir. 63-)Yönetilmeyi sevmeyen yönetmek isteyenler admin olabilir 64-)Adminlik bir sanattir. 65-)Admin herkese yetki vermez.Verirse degeri azalir 66-)Bir modlugu bin kisi ister bir kisi alir.O bir kiside adminin zorlu testinden geçer onayini alir 67-)Admin sevgiliside olsa haketmiyosa ona yetki vermez. 68-)Admin isle arkadasligi birbirine karistirmayan insandir 69-)Admin profosyoneldir amatörce hareket etmez 70-)Admin gülmez aglamaz heyecenlanmaz sakin ve temkinlidir 71-)Admin ileri görüslüdür.Gelecegi düsünür 72-)Admin hazirliksiz yakalanmaz. 73-)Admin stratejiktir her zaman bir B plani vardir.istisnai durumlarda var gibi davranir. 74-)Adminin haberi olmadigi bir olay veya gelisme yoktur 75-)Admin herseyi herkesden önce bilendir. 76-)Admin sölenmeden sölenmek istenileni anlayan ve çoktan çözmüs olan insandir 77-)Admin pes etmez.Pes etmeme gibi çabasi oldugunuda belli etmez. 78-)Admin statukocudur. 79-)Admin Yenilik yapsa bile bunu kendi kisiligi için yapmaz.Sadece site için yapar. 80-)Adminin her zaman bir bildigi vardir. 81-)Admin unutmaz sadece hatirlamak istemez. 82-)Admin yanlis anlamaz.Karsi taraf yanlis anlatiyordur. 83-)Admin gürültü kavga sevmez. 84-)Admin herkesin fikrini dinler yine bildigini yapar. 85-)Admine iki sor sorulmus ve eger bir tanesinin yanitini bilmiyosa bildigi soruyu cevaplayip digerini unutturur. 86-)Admin sikismaz.Sikistirilirsa ordan kurtulmayi becerir. 87-)Admin polemige gimez.Girdi gibi görünmüsse olayi bitirmek içindir. 88)Admin hep son sözü söler. 89-)Son gülen hep admindir ama bunun nedeni adminin geç anlamasi degil otoritesidir. 90-)Admin bir gece sessiz sedasiz kimseye sormadan yetkileri alan insandir. 91)Admin duygusal konusmalar yapmaz. 92-) admin asla bu isaretleri kullanmaz 93-)Admin idealisttir. 94-)Admine göz yaslarina bogulmus bir kizin sözleri bile tesir etmez. 95-)Bir admin modunu herkesin içinde azarlamaz.BU MOD için degil kendisi içindir.Bu durum kendisine zarar verir. 96-)Bir admin baska bir adminle herkesin önünde tartismaz. 97-)Adminin kendisi gibi admin olanlarla girdigi özel bir yönetim odasi vardir. 98-)Admin ani ve radikal kararlar alan insandir. 99-)Admin gelene hosgeldin gidene güle güle der.Kimseye taviz vermez 100-)Admin olunmaz Admin dogulur..

Rainbow Logo - http://www.myrainbowtext.com